Doğru Omurga Cerrahını Seçme Kriterleri Neler Olmalıdır?

Skolyoz, kifoz veya daha önce ameliyat edilmiş bir omurganın revizyon cerrahisi söz konusu olduğunda hastaların en sık sorduğu sorulardan biri şudur:
“Ortopedi uzmanına mı, beyin ve sinir cerrahına mı gitmeliyim?”
Aslında özellikle kompleks omurga deformitelerinde bundan daha önemli bir soru vardır:
“Bu cerrahın omurga deformitesi konusunda özel eğitimi ve yeterli deneyimi var mı?”

Ortopedist mi, Beyin Cerrahı mı?
Omurga cerrahisi dünyada hem Ortopedi ve Travmatoloji hem de Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanlarının ileri eğitim alarak çalışabildiği bir alandır.
Dolayısıyla yalnızca hekimin temel uzmanlık dalına bakarak cerrah seçmek doğru değildir.
Özellikle skolyoz ve kifoz gibi üç boyutlu deformitelerde önemli olan, cerrahın temel uzmanlığından sonra omurga cerrahisi ve özellikle spinal deformite konusunda ne kadar eğitim aldığı ve klinik pratiğinin ne kadarını bu hastalara ayırdığıdır.
Spinal Deformity Fellowship Nedir?
Fellowship, uzmanlık eğitiminden sonra belirli bir alanda yoğunlaşmak amacıyla gerçekleştirilen ileri klinik eğitim dönemidir.
Bir Spine Fellowship veya özellikle deformite ağırlıklı bir Spinal Deformity Fellowship sırasında cerrah;
adölesan idiyopatik skolyoz,
konjenital skolyoz,
nöromüsküler ve sendromik deformiteler,
Scheuermann kifozu,
erişkin spinal deformite,
osteotomiler,
kompleks revizyon cerrahileri
gibi standart omurga pratiğinin ötesinde deneyim gerektiren hastalıklarla yoğun şekilde karşılaşır.
Ancak fellowship tek başına bir kalite belgesi değildir. Eğitimin nerede, kimlerle, ne kadar süreyle ve hangi vaka yoğunluğunda gerçekleştirildiği de önemlidir.
Cerrahınıza Sorabileceğiniz En Önemli Sorulardan Biri: “Bu Ameliyatı Ne Sıklıkla Yapıyorsunuz?”
Kompleks deformite cerrahisinde deneyimi değerlendirmenin en somut yollarından biri vaka hacmidir.
Bir cerrahın yılda kaç omurga ameliyatı yaptığı kadar, bunların kaçının sizin hastalığınıza benzediği önemlidir.
Örneğin rutin lomber disk cerrahilerini çok sık yapan bir cerrahın aynı sıklıkta pediatrik skolyoz, konjenital deformite veya kompleks revizyon cerrahisi yaptığı varsayılamaz.
Bu nedenle hastanın;
“Benim durumuma benzer kaç hastayı tedavi ediyorsunuz?”
diye sorması son derece makuldür.
Bilimsel Üretim Neden Önemlidir?
Uluslararası hakemli dergilerde yayın yapmak cerrahi becerinin tek ölçüsü değildir.
Ancak deformite üzerine düzenli bilimsel çalışma yapan, uluslararası toplantıları takip eden ve kendi sonuçlarını akademik ortamda tartışmaya açan bir cerrahın alanındaki güncel gelişmelerle sürekli temas halinde olduğuna dair önemli bir gösterge olabilir.
Hastalar hekimin yayınlarını PubMed gibi bilimsel veri tabanlarında inceleyebilir; ancak yayın sayısını tek başına bir sıralama sistemi olarak görmemelidir.
O-Arm, Navigasyon ve Nöromonitorizasyon Önemli Mi?
Modern kompleks omurga cerrahisinde teknoloji önemli bir güvenlik aracıdır.
Seçilmiş vakalarda O-Arm veya benzeri intraoperatif 3D görüntüleme ve navigasyon sistemleri, implantların anatomik olarak hassas bölgelere yerleştirilmesinde cerraha yardımcı olabilir.
Skolyoz ve kifoz ameliyatlarında TcMEP ve SSEP gibi intraoperatif nöromonitorizasyon yöntemleri ise omurilik ve sinir fonksiyonlarının operasyon boyunca takip edilmesini sağlar.
Ancak önemli bir ayrım vardır:
Teknoloji deneyimli cerrahın yerine geçmez; deneyimli cerrahın elindeki güvenlik araçlarından biridir.
Bir hastanenin O-Arm cihazına sahip olması tek başına o merkezde deformite cerrahisinin iyi yapıldığı anlamına gelmez.
İyi Bir Deformite Cerrahı Sadece Füzyon Yapmayı mı Bilmelidir?
Hayır.
Modern deformite cerrahisinin önemli prensiplerinden biri mümkün olduğunda hareketli omurga segmentlerini korumaktır.
Özellikle büyüme çağındaki hastalarda cerrahın yalnızca uzun segment füzyonu değil;
selektif füzyon, uygun hastalarda büyüme modülasyonu/VBT (Vertebral Body Tethering), büyüme dostu sistemler ve konservatif tedavi seçeneklerinin sınırlarını
bilmesi önemlidir.
En iyi cerrahi her zaman en büyük ameliyat değildir.
Bazen başarılı tedavi, hangi seviyelerin ameliyat edilmemesi gerektiğini bilmekten geçer.
Endoskopik veya Minimal İnvaziv Cerrahi Bilmek Bir Avantaj Mıdır?
Dejeneratif omurga hastalıklarında mikrocerrahi, minimal invaziv veya endoskopik teknikler uygun hastalarda önemli avantajlar sağlayabilir.
Ancak burada da temel prensip aynıdır:
“En yeni yöntem” her hasta için “en iyi yöntem” değildir.
İyi bir omurga cerrahının belirli bir tekniği herkese uygulamak yerine, açık cerrahi, mikrodekompresyon, minimal invaziv yöntemler veya füzyon arasından hastanın patolojisine en uygun yöntemi seçebilmesi daha değerlidir.
İkinci Görüş Almaktan Çekinmeyin
Özellikle uzun segment füzyon, osteotomi, revizyon cerrahisi veya büyüme çağındaki bir çocuğun omurgasını kalıcı olarak değiştirecek bir ameliyat öneriliyorsa ikinci görüş almak son derece doğaldır.
Hatta iki cerraha şu soruları sormak oldukça değerlidir:
Neden ameliyat öneriyorsunuz?
Ameliyat olmazsam ne olabilir?
Hangi seviyeleri füzyona dahil edeceksiniz ve neden?
Daha kısa füzyon veya füzyonsuz bir seçenek mümkün mü?
Benim durumuma benzer vakaları ne sıklıkla ameliyat ediyorsunuz?
Nöromonitorizasyon ve navigasyon kullanıyor musunuz?
En önemli komplikasyonlar nelerdir?
Beklediğiniz düzeltme ve fonksiyonel sonuç nedir?
Bu sorulara anlaşılır ve gerekçeli cevaplar verilebilmesi önemlidir.
Cerrah Seçerken Nelere Bakılmalı?
Diploma veya sosyal medya görünürlüğünden ziyade şu bütünlüğü değerlendirmek daha anlamlıdır:
İleri omurga/deformite eğitimi + deformiteye özgü vaka deneyimi + bilimsel çalışma + uygun teknolojik altyapı + farklı tedavi seçeneklerine hakimiyet + komplikasyon yönetimi deneyimi + hastaya seçenekleri açık biçimde anlatabilme.
Özellikle kompleks deformite cerrahisinde ameliyatın yapılacağı hastanenin yoğun bakım, anestezi, nöromonitorizasyon, görüntüleme ve gerektiğinde diğer branşlardan destek sağlayabilecek multidisipliner altyapısı da cerrah seçimi kadar önemlidir.
Sonuç
Skolyoz ve kifoz cerrahisinde doğru uzmanı seçmek, yalnızca “ortopedist mi, beyin cerrahı mı?” sorusuna indirgenmemelidir.
Asıl değerlendirilmesi gereken, hekimin omurga deformitesi konusunda aldığı ileri eğitim, benzer vakalardaki gerçek deneyimi, bilimsel yaklaşımı, komplikasyonları yönetebilme kapasitesi ve gerektiğinde füzyon yerine hareket koruyucu seçenekleri değerlendirebilmesidir.
Ve belki de iyi bir omurga deformite cerrahını tanımlayan en önemli özellik şudur:
Sadece nasıl ameliyat yapılacağını değil; hangi hastanın ameliyat edilmemesi gerektiğini, ne zaman beklenebileceğini ve mümkün olduğunda omurganın hangi bölümlerinin korunabileceğini de bilmek. Yazar Hakkında
Bu içerik Doç. Dr. Kadir Abul tarafından hazırlanmıştır.
Doç. Dr. Kadir Abul; Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı, omurga deformite cerrahisi alanında çalışan bir omurga cerrahıdır. Klinik pratiğinde özellikle çocuk ve erişkin skolyozu, kifoz, konjenital skolyoz, nöromüsküler skolyoz, omurga deformiteleri ve kompleks omurga rekonstrüksiyonları ile ilgilenmektedir.
Doç. Dr. Kadir Abul, Liv Hospital Ulus’ta hastalarını değerlendirmekte; skolyoz ve omurga deformitelerinde tanı, takip, korse tedavisi, cerrahi planlama ve ameliyat sonrası süreçler konusunda hasta odaklı yaklaşım sunmaktadır.
Ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmaları, akademik yayınları ve omurga cerrahisi alanındaki deneyimiyle, hastalara güncel bilimsel bilgiler ışığında güvenilir sağlık içeriği sunmayı amaçlamaktadır.
Akademik Profiller:
Google Scholar: https://scholar.google.com/citations?user=bRaLHbUAAAAJ&hl=tr
ResearchGate: https://www.researchgate.net/profile/Kadir-Abul?ev=hdr_xprf
ResearcherID: AAR-9721-2020
Scopus Author ID: 56205403000
Çalıştığı Kurum:Liv Hospital Ulus
Uzmanlık Alanları:Skolyoz, omurga deformiteleri, adölesan idiyopatik skolyoz, konjenital skolyoz, nöromüsküler skolyoz, kifoz, omurga rekonstrüksiyonu ve çocuk-erişkin omurga cerrahisi.



Yorumlar