top of page

Kifoz Ameliyatı Hangi Derecelerde ve Hangi Durumlarda Gerekli Hale Gelir?

  • Yazarın fotoğrafı: Doç Dr Kadir Abul
    Doç Dr Kadir Abul
  • 2 gün önce
  • 3 dakikada okunur

Kifoz tanısı alan hastaların ve ailelerin en sık sorduğu sorulardan biri “Kamburluk kaç derece olunca ameliyat gerekir?” sorusudur.

Burada skolyozla kifozu birbirinden ayırmak gerekir. Çünkü normal insan omurgasında zaten belirli miktarda kifoz bulunması gerekir.


Scheuerman Kamburluğu Hastalığında kamalaşan omurlar görünmekte
Scheuerman Kamburluğu Hastalığında kamalaşan omurlar görünmekte

Normal Kifoz Kaç Derecedir?

Torakal omurga yandan bakıldığında tamamen düz değildir. Sırt bölgesinde arkaya doğru doğal bir kavis bulunur.

Ölçüm yöntemine ve yaşa göre normal değerler değişebilmekle birlikte, torakal kifoz için yaklaşık 20–50° aralığı fizyolojik sınırlar içerisinde değerlendirilebilir.

Dolayısıyla röntgende örneğin 35° kifoz bulunması bir hastalık değildir; aksine omurganın normal sagittal profilinin bir parçasıdır.

Sorun, bu eğriliğin normal sınırların belirgin şekilde üzerine çıkarak hiperkifoz haline gelmesidir.


Scheuermann Kifozunda Kaç Derecede Ameliyat Gündeme Gelir?

Scheuermann kifozunda ameliyat için herkes açısından geçerli tek ve kesin bir derece yoktur.

Ancak özellikle 70–80° ve üzerindeki, belirgin ve rijit deformitelerde cerrahi tedavi daha güçlü şekilde gündeme gelir.

Bu, “80° olan herkes mutlaka ameliyat edilmelidir” anlamına gelmez.

Aynı dereceye sahip iki hastanın deformitesinin esnekliği, büyüme potansiyeli, ağrısı, sagittal dengesi ve günlük yaşam üzerindeki etkisi birbirinden tamamen farklı olabilir.


Ameliyat Kararında Dereceden Başka Nelere Bakılır?

Cerrahi karar verirken kifoz açısının yanında;

  • deformitenin ilerleyip ilerlemediği,

  • kifozun esnek veya rijit olması,

  • hastanın kalan büyüme potansiyeli,

  • korse ve uygun egzersiz tedavisine rağmen progresyon,

  • sürekli ve tedaviye dirençli sırt ağrısı,

  • belirgin kozmetik deformite ve bunun yaşam kalitesine etkisi,

  • nörolojik bulgular,

  • omurganın genel sagittal dengesi

birlikte değerlendirilir.

Bu nedenle yalnızca röntgendeki dereceye bakılarak ameliyat kararı verilmesi doğru değildir.


Sagittal Denge Neden Bu Kadar Önemlidir?

Modern omurga deformite cerrahisinde yalnızca “Kifoz kaç derece?” sorusunu sormuyoruz.

İnsan vücudu ayakta dururken başını ve gövdesini pelvis üzerinde dengede tutmaya çalışır.

Kifoz arttığında gövdenin ağırlık merkezi öne doğru kayabilir. Vücut bunu telafi edebilmek için bel çukurunu artırabilir, pelvisi geriye çevirebilir ve ileri vakalarda kalça ile dizleri kullanmaya başlayabilir.

Bu kompansatuar mekanizmalar yetersiz kaldığında hasta ayakta durmak ve yürümek için daha fazla enerji harcamaya başlar.

Bu nedenle sagittal dengenin bozulması, özellikle erişkin deformitelerinde cerrahi kararın en önemli bileşenlerinden biridir.


Korse ve Egzersiz Ne Zaman Kullanılır?

Büyüme potansiyeli devam eden ve uygun derecede Scheuermann kifozu bulunan hastalarda korse tedavisi, özellikle deformite henüz yeterince esnekken etkili olabilir.

Kifoza özgü egzersizler de postür kontrolü, ekstansör kasların güçlendirilmesi, esnekliğin korunması ve semptomların azaltılmasında tedavinin bir parçasıdır.

Ancak ileri derecede ve rijit hale gelmiş yapısal deformitede yalnızca “Dik durmaya çalışmak” veya egzersiz yapmak, omurlardaki yapısal kamalaşmayı ortadan kaldırmaz.


Kifoz Ameliyatında Amaç Sırtı Dümdüz Yapmak Mıdır?

Hayır.

Cerrahinin amacı torakal kifozu tamamen ortadan kaldırmak değildir. Çünkü belirli miktarda torakal kifoz sağlıklı omurganın doğal ve gerekli bir özelliğidir.

Amaç; patolojik kifozu güvenli şekilde azaltmak, hastanın fizyolojik sagittal profilini ve baş-pelvis dengesini yeniden oluşturmak ve bunu yaparken omuriliği korumaktır.

Aşırı düzeltme de yetersiz düzeltme kadar istenmeyen biyomekanik sonuçlara yol açabilir.


Sonuç

Kifoz ameliyatının zorunlu hale geldiği tek bir derece yoktur.

Scheuermann kifozunda 70–80° üzerindeki ileri ve rijit deformiteler, özellikle progresyon devam ediyorsa, konservatif tedaviye rağmen belirgin ağrı ve fonksiyon kaybı bulunuyorsa veya sagittal denge bozulmuşsa cerrahi tedavinin güçlü şekilde değerlendirilmesini gerektirir.

Bu nedenle kifoz cerrahisinde asıl soru yalnızca “Kaç derece?” değil;

“Deformite ne kadar rijit, ilerliyor mu, hastayı ne kadar etkiliyor ve vücudun genel sagittal dengesini bozuyor mu?” olmalıdır.


Yazar Hakkında


Bu içerik Doç. Dr. Kadir Abul tarafından hazırlanmıştır.


Doç. Dr. Kadir Abul; Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı, omurga deformite cerrahisi alanında çalışan bir omurga cerrahıdır. Klinik pratiğinde özellikle çocuk ve erişkin skolyozu, kifoz, konjenital skolyoz, nöromüsküler skolyoz, omurga deformiteleri ve kompleks omurga rekonstrüksiyonları ile ilgilenmektedir.


Doç. Dr. Kadir Abul, Liv Hospital Ulus’ta hastalarını değerlendirmekte; skolyoz ve omurga deformitelerinde tanı, takip, korse tedavisi, cerrahi planlama ve ameliyat sonrası süreçler konusunda hasta odaklı yaklaşım sunmaktadır.


Ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmaları, akademik yayınları ve omurga cerrahisi alanındaki deneyimiyle, hastalara güncel bilimsel bilgiler ışığında güvenilir sağlık içeriği sunmayı amaçlamaktadır.


Akademik Profiller:


Çalıştığı Kurum:Liv Hospital Ulus


Uzmanlık Alanları:Skolyoz, omurga deformiteleri, adölesan idiyopatik skolyoz, konjenital skolyoz, nöromüsküler skolyoz, kifoz, omurga rekonstrüksiyonu ve çocuk-erişkin omurga cerrahisi.


 
 
 

Yorumlar


bottom of page