top of page

Vidasız (Platinsiz) Dar Kanal Ameliyatı Mümkün Mü? Hangi Hastalara Uygulanır?

  • Yazarın fotoğrafı: Doç Dr Kadir Abul
    Doç Dr Kadir Abul
  • 1 gün önce
  • 3 dakikada okunur

Dar kanal ameliyatı denildiğinde birçok hastanın ilk aklına gelen şey “Babama/anneme mutlaka vida mı takılacak?” sorusudur.

Kısa cevap: Hayır. Her spinal stenoz ameliyatında vida veya platin kullanılması gerekmez.

Uygun hastalarda yalnızca sinirlerin üzerindeki baskının kaldırıldığı vidasız dekompresyon cerrahisi son derece etkili olabilir.


Dar kanal hastalığı bulunan bir bireyin tomografi üç boyutlu görün
Dar kanal hastalığı bulunan bir bireyin tomografi üç boyutlu görün

Vidasız Dar Kanal Ameliyatı Nedir?

Spinal stenozda sinirleri sıkıştıran yapılar çoğunlukla;

  • kalınlaşmış ligamentum flavum,

  • faset eklem hipertrofisi,

  • kemik çıkıntıları,

  • bazı disk taşmaları

gibi dejeneratif yapılardır.

Eğer omurgada belirgin bir mekanik instabilite yoksa, bu dokuların kontrollü şekilde temizlenmesiyle sinirlerin geçtiği alan genişletilebilir.

Bu işleme dekompresyon denir.

Cerrahi;

mikroskop altında mikrodekompresyon veya uygun hastalarda endoskopik dekompresyon şeklinde uygulanabilir.


Hangi Hastalarda Vida Takmadan Ameliyat Yapılabilir?

Vidasız cerrahi özellikle;

  • belirgin bel kayması olmayan,

  • dinamik grafilerde patolojik hareketlilik göstermeyen,

  • ciddi deformitesi bulunmayan,

  • esas şikâyeti sinir basısına bağlı bacak ağrısı ve nörojenik kladikasyon olan,

  • mekanik bel ağrısından çok sinir basısı ön planda olan

hastalarda değerlendirilebilir.

Bu hastalarda esas problem omurganın instabilitesi değil, sinirlerin sıkışmasıdır.

Dolayısıyla problem sinir basısıysa, tedavinin de öncelikle bu basıyı ortadan kaldırmaya yönelik olması gerekir.


Her Dar Kanalda Vida Takmak Neden Doğru Değildir?

Çünkü füzyon ve enstrümantasyon daha büyük bir cerrahi yük getirir.

Vida ve rod kullanılması;

  • daha uzun ameliyat süresi,

  • daha fazla kan kaybı,

  • daha geniş cerrahi diseksiyon,

  • daha uzun iyileşme süreci,

  • komşu segmentlere ek biyomekanik yük

anlamına gelebilir.

Bu nedenle gerekli olmadığı halde füzyon eklemek her zaman hastanın yararına değildir.

Modern omurga cerrahisinde temel prensip, gereken kadar cerrahi yapmaktır.


Hangi Durumlarda Vida Gerekebilir?

Dar kanala;

  • spondilolistezis (bel kayması),

  • dinamik instabilite,

  • belirgin dejeneratif skolyoz,

  • ciddi sagittal dengesizlik,

  • dekompresyon sonrası stabilitenin bozulacağı bir anatomi

eşlik ediyorsa yalnızca sinirleri rahatlatmak yeterli olmayabilir.

Bu durumda omurganın mekanik olarak da stabilize edilmesi gerekebilir ve vida-rod sistemleri ile füzyon gündeme gelir.


Vidasız Cerrahinin Avantajları Nelerdir?

Uygun hastalarda mikrodekompresyon veya endoskopik dekompresyon;

daha küçük kesi, daha az doku hasarı, daha düşük kan kaybı ve daha hızlı mobilizasyon gibi avantajlar sağlayabilir.

Birçok hasta ameliyat sonrası erken dönemde ayağa kalkabilir ve hastanede kalış süresi kısa olabilir.

Ancak bu avantajlar yalnızca doğru hasta seçimi yapıldığında geçerlidir.


En Önemli Soru: Dar Kanalın Yanında İnstabilite Var Mı?

Tedavi kararında en kritik noktalardan biri budur.

MR bize sinir kanalındaki darlığı gösterir; ancak omurganın hareket sırasında stabil olup olmadığını anlamak için ayakta çekilen grafiler ve gerektiğinde fleksiyon-ekstansiyon dinamik grafileri kullanılabilir.

Çünkü aynı MR görüntüsüne sahip iki hastadan biri vidasız dekompresyon için uygunken, diğeri füzyon gerektirebilir.


Sonuç

Her dar kanal ameliyatında vida takılması şart değildir.

Eğer omurgada belirgin kayma, instabilite veya deformite yoksa ve esas problem sinirlerin sıkışmasıysa, yalnızca sinirleri rahatlatan mikrodekompresyon veya endoskopik dekompresyon yeterli olabilir.

Buna karşılık mekanik instabilite veya deformite varsa, yalnızca kanalı açmak yetersiz kalabilir ve füzyon gerekebilir.

Bu nedenle doğru soru “Vida takılacak mı?” değil;

“Benim omurgam stabil mi ve yalnızca sinir basısını kaldırmak yeterli mi?” olmalıdır.


Yazar Hakkında


Bu içerik Doç. Dr. Kadir Abul tarafından hazırlanmıştır.

Doç. Dr. Kadir Abul; Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı, omurga deformite cerrahisi alanında çalışan bir omurga cerrahıdır. Klinik pratiğinde özellikle çocuk ve erişkin skolyozu, kifoz, konjenital skolyoz, nöromüsküler skolyoz, omurga deformiteleri ve kompleks omurga rekonstrüksiyonları ile ilgilenmektedir.

Doç. Dr. Kadir Abul, Liv Hospital Ulus’ta hastalarını değerlendirmekte; skolyoz ve omurga deformitelerinde tanı, takip, korse tedavisi, cerrahi planlama ve ameliyat sonrası süreçler konusunda hasta odaklı yaklaşım sunmaktadır.

Ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmaları, akademik yayınları ve omurga cerrahisi alanındaki deneyimiyle, hastalara güncel bilimsel bilgiler ışığında güvenilir sağlık içeriği sunmayı amaçlamaktadır.

Akademik Profiller:

Çalıştığı Kurum:Liv Hospital Ulus

Uzmanlık Alanları:Skolyoz, omurga deformiteleri, adölesan idiyopatik skolyoz, konjenital skolyoz, nöromüsküler skolyoz, kifoz, omurga rekonstrüksiyonu ve çocuk-erişkin omurga cerrahisi.



 
 
 

Yorumlar


bottom of page