top of page

Omurga Kanal Daralması (Spinal Stenoz) Nedir ve Ameliyat Ne Zaman Kaçınılmazdır?

  • Yazarın fotoğrafı: Doç Dr Kadir Abul
    Doç Dr Kadir Abul
  • 1 gün önce
  • 3 dakikada okunur

“Biraz yürüyorum, bacaklarım ağırlaşıyor. Durup dinlenince tekrar yürüyebiliyorum.”

Özellikle orta ve ileri yaşlarda bu yakınmanın altında lomber spinal stenoz, yani bel bölgesindeki omurga kanalının daralması bulunabilir.


Spinal stenoz yalnızca MR'da görülen bir “dar kanal” değildir. Sinirlerin kullanılabileceği alan giderek azaldığında hastanın ayakta kalma ve yürüme kapasitesini ciddi biçimde etkileyebilen mekanik ve nörolojik bir problem haline gelebilir.


Omurga kanal daralmasında her zaman platinli ameliyat gerekmese de, gerektiği zaman buna benzeyen plantlar kullanıyoruz.
Omurga kanal daralmasında her zaman platinli ameliyat gerekmese de, gerektiği zaman buna benzeyen plantlar kullanıyoruz.

Omurga Kanalı Neden Daralır?

Yaş ilerledikçe omurgada birbirini takip eden dejeneratif değişiklikler meydana gelir.

Diskler zaman içerisinde su içeriğini ve yüksekliğini kaybedebilir. Disk yüksekliği azaldıkça omurganın arkasındaki faset eklemlerine binen yük artar ve bu eklemlerde kireçlenme ile hipertrofi gelişebilir.

Aynı zamanda omurga kanalının arkasında bulunan ligamentum flavum (sarı bağ) kalınlaşarak kanalın içerisine doğru bombeleşebilir.

Bunlara disk taşmaları, kemik çıkıntıları ve bazı hastalarda bel kayması da eklendiğinde sinirlerin bulunduğu alan giderek küçülür.

Sonuçta problem tek bir yapıdan değil; disk, faset eklemleri ve bağ dokularındaki yaşlanmanın birlikte oluşturduğu dejeneratif bir süreçten kaynaklanır.

Neden Yürürken Bacaklar Ağrır?

Lomber spinal stenozun en karakteristik bulgularından biri nörojenik kladikasyondur.

Hasta otururken kendisini oldukça rahat hissedebilir. Ancak ayağa kalkıp yürümeye başladığında;

  • bacaklarda ağrı ve kramp,

  • uyuşma veya karıncalanma,

  • ağırlık hissi,

  • bacaklarda boşalma veya güçsüzlük

ortaya çıkabilir.

Hasta bir süre sonra durmak zorunda kalır.

“Vitrin Seyretme Bulgusu” Nedir?

Spinal stenozlu bazı hastalar öne doğru eğildiklerinde daha rahat yürüyebildiklerini fark eder.

Bunun nedeni belin fleksiyona gelmesiyle spinal kanalın ve sinirlerin geçtiği bazı alanların bir miktar genişlemesidir.

Bu nedenle hasta yürürken alışveriş arabasına yaslanabilir veya birkaç dakikada bir durup öne doğru eğilme ihtiyacı hissedebilir.

Bu tablo halk arasında “vitrin seyretme bulgusu”, tıbbi olarak ise nörojenik kladikasyonun tipik özelliklerinden biri olarak bilinir.

Yürüme Mesafesi Ne Kadar Azalırsa Ameliyat Gerekir?

Bunun için 50 metre, 100 metre veya 500 metre gibi herkese uygulanabilecek kesin bir sınır yoktur.

Ancak yürüme mesafesinin giderek azalması hastalığın günlük yaşam üzerindeki etkisini değerlendirmede son derece önemlidir.

Örneğin daha önce kilometrelerce yürüyebilen bir kişinin artık 100–200 metre sonra durmak zorunda kalması, markete gidememesi veya günlük işlerini yapabilmek için sürekli oturacak yer araması ciddi fonksiyon kaybını gösterir.

Bu aşamada tedavi kararını yalnızca MR görüntüsü değil, hastanın kaybettiği yaşam fonksiyonu belirlemeye başlar.

Fizik Tedavi ve Enjeksiyonlar Ne Zamana Kadar Kullanılabilir?

Hafif ve orta dereceli semptomlarda;

uygun egzersiz ve fizik tedavi, ilaç tedavileri, aktivite düzenlemeleri ve seçilmiş hastalarda epidural enjeksiyonlar

semptomların kontrolünde kullanılabilir.

Bu tedavilerin amacı hastanın ağrısını azaltmak ve fonksiyonunu korumaktır.

Ancak ileri anatomik darlığı mekanik olarak ortadan kaldırmazlar.

Bu nedenle hasta konservatif tedavilere rağmen giderek daha az yürüyebiliyor ve günlük yaşamını sürdüremiyorsa cerrahi seçenekler değerlendirilmelidir.

Ameliyat Ne Zaman Güçlü Şekilde Gündeme Gelir?

Cerrahi dekompresyon özellikle;

  • konservatif tedavilere rağmen devam eden ciddi nörojenik kladikasyon,

  • belirgin şekilde azalmış yürüme kapasitesi,

  • günlük yaşam ve bağımsızlığın ciddi ölçüde kısıtlanması,

  • ilerleyici uyuşma ve nörolojik yakınmalar,

  • bacak veya ayakta objektif kas güçsüzlüğü

bulunan hastalarda güçlü şekilde değerlendirilir.

Buradaki amaç sinirlerin etrafındaki baskıyı kaldırarak onlara yeniden yeterli alan sağlamaktır. Bu işleme dekompresyon denir.

Hangi Bulgularda Beklenmemelidir?

Bazı nörolojik bulgular ortaya çıktığında konu artık yalnızca hastanın ağrı toleransı veya yürüme mesafesi değildir.

Özellikle;

hızla ilerleyen kas güçsüzlüğü, ayak düşmesi, genital-makat bölgesinde uyuşma (saddle anestezi) veya yeni gelişen idrar-dışkı kontrol bozukluğu

acil değerlendirme gerektirir.

Özellikle son iki bulgu kauda ekuina sendromu açısından önemlidir ve acil cerrahi dekompresyon gerekebilir.

Her Dar Kanal Ameliyatında Vida Takılır Mı?

Hayır.

Spinal stenoz cerrahisindeki temel işlem sinirlerin üzerindeki baskının kaldırılmasıdır.

Omurgası stabil olan uygun hastalarda yalnızca dekompresyon yeterli olabilir.

Ancak dar kanala;

spondilolistezis (bel kayması), mekanik instabilite, belirgin skolyoz veya sagittal deformite

eşlik ediyorsa yalnızca kanalı açmak yeterli olmayabilir. Seçilmiş hastalarda omurganın vida ve rodlarla stabilize edilmesi ve füzyon gerekebilir.

Bu nedenle “Dar kanal ameliyatı = mutlaka platin takılması” şeklinde bir denklem doğru değildir.

Sonuç

Spinal stenozda ameliyat kararını yalnızca MR'daki kanalın ne kadar dar göründüğü belirlemez.

Asıl önemli olan sinir basısının hastanın yaşamını ne ölçüde etkilediğidir.

Yürüme mesafesi giderek kısalıyor, hasta nörojenik kladikasyon nedeniyle günlük yaşamını sürdüremiyor ve konservatif tedavilere rağmen fonksiyon kaybı devam ediyorsa cerrahi dekompresyon güçlü bir tedavi seçeneği haline gelir.

Buna karşılık ilerleyici kas güçsüzlüğü veya kauda ekuina bulguları geliştiğinde cerrahi değerlendirme çok daha ivedidir.

Modern omurga cerrahisinde amaç MR görüntüsünü ameliyat etmek değil; sinir basısının hastadan aldığı yürüme kapasitesini, bağımsızlığı ve yaşam kalitesini mümkün olduğunca geri kazandırmaktır.


Yazar Hakkında


Bu içerik Doç. Dr. Kadir Abul tarafından hazırlanmıştır.


Doç. Dr. Kadir Abul; Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı, omurga deformite cerrahisi alanında çalışan bir omurga cerrahıdır. Klinik pratiğinde özellikle çocuk ve erişkin skolyozu, kifoz, konjenital skolyoz, nöromüsküler skolyoz, omurga deformiteleri ve kompleks omurga rekonstrüksiyonları ile ilgilenmektedir.


Doç. Dr. Kadir Abul, Liv Hospital Ulus’ta hastalarını değerlendirmekte; skolyoz ve omurga deformitelerinde tanı, takip, korse tedavisi, cerrahi planlama ve ameliyat sonrası süreçler konusunda hasta odaklı yaklaşım sunmaktadır.


Ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmaları, akademik yayınları ve omurga cerrahisi alanındaki deneyimiyle, hastalara güncel bilimsel bilgiler ışığında güvenilir sağlık içeriği sunmayı amaçlamaktadır.



Akademik Profiller:



Çalıştığı Kurum:Liv Hospital Ulus



Uzmanlık Alanları:Skolyoz, omurga deformiteleri, adölesan idiyopatik skolyoz, konjenital skolyoz, nöromüsküler skolyoz, kifoz, omurga rekonstrüksiyonu ve çocuk-erişkin omurga cerrahisi.



 
 
 

Yorumlar


bottom of page