top of page

Kifoz İlerleyici Midir? Tedavi İleri Yaşlara Ertelenirse Ne Olur?

  • Yazarın fotoğrafı: Doç Dr Kadir Abul
    Doç Dr Kadir Abul
  • 1 gün önce
  • 3 dakikada okunur

Kifozu bulunan gençlerde ailelerin zaman zaman “Bu yalnızca görüntüyle ilgili bir problem; büyüyünce isterse tedavi olur” şeklinde düşündüğünü görüyoruz.


Kifoza bağlı kemişklerde dejenerasyon (Halk arasında kireçlenme) gelişen bir olgu
Kifoza bağlı kemişklerde dejenerasyon (Halk arasında kireçlenme) gelişen bir olgu

Ancak özellikle Scheuermann kifozu gibi yapısal kifozlar yalnızca kozmetik bir duruş problemi değildir. Omur gövdelerinde meydana gelen yapısal değişikliklere bağlı gerçek bir omurga deformitesidir.


Ve önemli bir nokta vardır:

İleri derecedeki yapısal kifoz, büyüme tamamlandıktan sonra tamamen durmak zorunda değildir.


Kifoz Erişkin Yaşta da İlerleyebilir Mi?

Evet.

Uzun dönemli çalışmalar, tedavi edilmemiş Scheuermann kifozunun iskelet gelişimi tamamlandıktan sonra da yavaş bir progresyon gösterebildiğini ortaya koymaktadır.

27 yıllık uzun dönem takip çalışmasında ortalama kifoz açısının 66°'den 78°'ye yükseldiği, ortalama progresyonun yaklaşık 0,45°/yıl olduğu gösterilmiştir.

Bu artış ilk bakışta yavaş görünebilir. Ancak 20–30 yıllık bir dönem düşünüldüğünde başlangıçta orta dereceli olan bir deformite erişkin yaşamda çok daha belirgin hale gelebilir.

Bununla birlikte her kifoz aynı hızda ilerlemez ve her hasta ciddi fonksiyon kaybı yaşamaz.


Sorun Yalnızca Kifozun Derecesi Değildir

Modern omurga deformite cerrahisinde bizim için önemli olan yalnızca:

“Kifoz kaç derece?”

sorusu değildir.

Asıl önemli konulardan biri sagittal dengedir.

İleri kifozda gövde ve başın ağırlık merkezi pelvisin önüne doğru kaymaya başladığında vücut kişinin karşıya bakabilmesini ve ayakta dengede kalabilmesini sağlamak için başka bölgeleri kullanmaya başlar.

Bel omurgasında lordoz artabilir, pelvis geriye doğru dönebilir; ileri durumlarda kalça ve dizler bile bu dengeyi sağlamak için kompansasyona katılabilir.


Bu Kompansasyonun Bir Bedeli Var Mıdır?

Evet.

Omurga yıllarca ideal olmayan sagittal dengede çalıştığında hareketli segmentlerdeki yük dağılımı değişebilir.

Özellikle lomber omurga, torakolomber bileşke ve servikal omurga, gövdeyi dengede tutabilmek için normalden farklı biyomekanik yüklerle karşılaşabilir.

Yaş ilerledikçe buna;

  • disk dejenerasyonu,

  • faset eklem dejenerasyonu,

  • kas yorgunluğu,

  • mekanik sırt ve bel ağrıları,

  • erişkin omurga deformitesine bağlı fonksiyon kaybı

eklenebilir.

Ancak bunların her hastada mutlaka gelişeceğini söylemek doğru değildir. Uzun dönem çalışmaların önemli mesajı, röntgendeki kifoz derecesinden çok deformiteyle birlikte gelişen global sagittal dengesizliğin fonksiyonel sonuçlarla ilişkili olduğudur.


Tedaviyi Ertelemek Neden Önemli Olabilir?

Büyüme döneminin önemli bir avantajı vardır:

Omurga henüz gelişmektedir ve deformite çoğu zaman erişkin döneme göre daha esnektir.

Uygun hastalarda bu dönemde;

kifoza özgü egzersizler, postüral rehabilitasyon ve korse tedavisi

ile deformitenin ilerlemesi kontrol altına alınmaya çalışılabilir.

İskelet gelişimi tamamlandıktan ve kifoz yıllar içerisinde daha rijit hale geldikten sonra ise korsenin omurga yapısını değiştirme potansiyeli büyük ölçüde ortadan kalkar.

Dolayısıyla “Şimdi bekleyelim, erişkin olduğunda gerekirse tedavi ederiz” yaklaşımı her hasta için doğru değildir.


Her Scheuermann Kifozu Ameliyat Edilmeli Midir?

Kesinlikle hayır.

Uzun dönem çalışmalar hafif ve orta dereceli Scheuermann kifozlarının önemli bölümünün erişkin yaşamda kabul edilebilir fonksiyonla seyredebileceğini de göstermektedir.


Cerrahi daha çok;

  • ileri derecede ve progresif deformite,

  • belirgin sagittal dengesizlik,

  • konservatif tedaviye rağmen devam eden ciddi ağrı,

  • önemli fonksiyon kaybı,

  • kabul edilemez kozmetik deformite,

  • nadiren nörolojik sorunlar

bulunan seçilmiş hastalarda değerlendirilir.


Sonuç

Scheuermann kifozu yalnızca ergenlik dönemindeki kozmetik bir kamburluk değildir.

Yapısal kifoz bazı hastalarda iskelet gelişimi tamamlandıktan sonra da yavaş biçimde ilerlemeye devam edebilir.

Ancak gelecekteki problemi belirleyen yalnızca kifozun kaç derece olduğu değildir. Özellikle başın ve gövdenin pelvis üzerindeki sagittal dengesinin bozulması, uzun dönem ağrı ve fonksiyon kaybı açısından çok daha önemlidir.

Bu nedenle amaç her kifozu ameliyat etmek değil; büyüme döneminde hangi deformitenin ilerleme riski taşıdığını belirlemek ve tedavi için en değerli zaman penceresini kaçırmamaktır.


Yazar Hakkında

Bu içerik Doç. Dr. Kadir Abul tarafından hazırlanmıştır.

Doç. Dr. Kadir Abul; Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı, omurga deformite cerrahisi alanında çalışan bir omurga cerrahıdır. Klinik pratiğinde özellikle çocuk ve erişkin skolyozu, kifoz, konjenital skolyoz, nöromüsküler skolyoz, omurga deformiteleri ve kompleks omurga rekonstrüksiyonları ile ilgilenmektedir.

Doç. Dr. Kadir Abul, Liv Hospital Ulus’ta hastalarını değerlendirmekte; skolyoz ve omurga deformitelerinde tanı, takip, korse tedavisi, cerrahi planlama ve ameliyat sonrası süreçler konusunda hasta odaklı yaklaşım sunmaktadır.

Ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmaları, akademik yayınları ve omurga cerrahisi alanındaki deneyimiyle, hastalara güncel bilimsel bilgiler ışığında güvenilir sağlık içeriği sunmayı amaçlamaktadır.


Akademik Profiller:



Çalıştığı Kurum:Liv Hospital Ulus

Uzmanlık Alanları:Skolyoz, omurga deformiteleri, adölesan idiyopatik skolyoz, konjenital skolyoz, nöromüsküler skolyoz, kifoz, omurga rekonstrüksiyonu ve çocuk-erişkin omurga cerrahisi.



 
 
 

Yorumlar


bottom of page