top of page

Skolyoz Ameliyatı Sonrası Eğilme, Çorap Giyme veya Namaz Kılma Kısıtlanır Mı?

  • Yazarın fotoğrafı: Doç Dr Kadir Abul
    Doç Dr Kadir Abul
  • 2 gün önce
  • 3 dakikada okunur

Skolyoz ameliyatı öncesinde hastaların en sık dile getirdiği endişelerden biri “Omurgam dondurulacak; ameliyattan sonra robot gibi kaskatı mı olacağım?” sorusudur.



Kısa cevap: Genellikle hayır.

Skolyoz cerrahisinden sonra hissedilecek hareket kaybını belirleyen en önemli faktör, omurganın hangi seviyelerinin füzyona dahil edildiğidir.



Füzyon Omurganın Tamamını Dondurur Mu?

Hayır.

Skolyoz ameliyatında omurganın tamamı değil, deformitenin düzeltilmesi için gerekli olan belirli vertebralar birbirine kaynatılır. Füzyonun dışında bırakılan omurga segmentleri hareket etmeye devam eder.


Özellikle skolyoz ağırlıklı olarak torakal, yani sırt bölgesindeyse ve füzyon hareketli bel omurlarına kadar uzanmıyorsa günlük yaşamda belirgin bir hareket kaybı çoğu hasta tarafından hissedilmez.


Bunun nedeni, günlük hayattaki öne eğilme hareketinin yalnızca sırt omurlarından gerçekleşmemesidir.

Bel omurgası ve özellikle kalça eklemleri, öne eğilmenin önemli bölümünü sağlar.


Çorap veya Ayakkabı Giymek Mümkün Olur Mu?

İyileşme dönemi tamamlandıktan sonra çoğu hasta;

  • çorabını ve ayakkabısını giyebilir,

  • bağcıklarını bağlayabilir,

  • yerden bir eşya alabilir,

  • oturup kalkabilir,

  • günlük kişisel bakımını bağımsız gerçekleştirebilir.

Ameliyattan sonraki ilk dönemde ise füzyonun güvenli şekilde iyileşebilmesi için aşırı eğilme, ağır kaldırma ve dönme hareketleri geçici olarak sınırlandırılır.

Bu erken dönem kısıtlamaları kalıcı hareket kaybı anlamına gelmez.


Füzyon Bele Kadar İnerse Ne Olur?

Burada önemli bir fark ortaya çıkar.

Füzyon alt lomber seviyelere doğru uzadıkça hareketli bel segmentlerinin sayısı azalır ve hasta özellikle öne eğilme ve bel rotasyonunda daha fazla kısıtlılık hissedebilir.

Kalan hareketli lomber segmentler ve kalça eklemleri bu kaybı belirli ölçüde kompanse eder. Ancak örneğin alt lomber bölgeye kadar uzanan uzun bir füzyon ile yalnızca torakal bölgeyi içeren selektif bir füzyonun günlük hareket üzerindeki etkisinin aynı olması beklenmez.

Bu nedenle modern skolyoz cerrahisinin önemli prensiplerinden biri, deformiteyi güvenli ve dengeli şekilde düzeltirken gereksiz yere hareketli lomber segmentleri füzyona dahil etmemektir.


Namaz Kılmak Mümkün Mü?

Evet. Füzyon iyileştikten ve cerrah tarafından hareket kısıtlamaları kaldırıldıktan sonra birçok hasta namazdaki günlük hareketleri gerçekleştirebilir.

Ancak namaz sırasında rükû, secde ve yerden kalkma hareketleri omurga ile birlikte kalça ve diz eklemlerini de kullandığından, özellikle uzun lomber füzyonu bulunan hastalarda hareket şeklinin adapte edilmesi gerekebilir.

Ameliyatın erken döneminde ise füzyon iyileşmesini korumak amacıyla rükû ve secde gibi belirgin gövde fleksiyonu gerektiren hareketlere hemen başlanmamalıdır. Ne zaman izin verileceği yapılan ameliyatın seviyesine ve hastanın iyileşmesine göre belirlenir.


Neden Füzyon Seviyesini Mümkün Olduğunca Kısa Tutmaya Çalışıyoruz?

Skolyoz cerrahisinde amaç yalnızca röntgende mümkün olan en düz omurgayı elde etmek değildir.

Özellikle genç hastalarda cerrahi planlamanın önemli hedeflerinden biri deformiteyi yeterli şekilde düzeltirken mümkün olduğunca fazla sağlıklı ve hareketli omurga segmentini korumaktır.

Bu nedenle uygun hastalarda selektif füzyon tercih edilerek bel hareketlerinin mümkün olduğunca korunması hedeflenebilir.


Sonuç

Skolyoz ameliyatı olmak, ömür boyu kaskatı bir omurgayla yaşamak anlamına gelmez.

Özellikle füzyonun torakal bölgede sınırlı kaldığı hastalarda günlük yaşam için gerekli hareketlerin önemli bölümü hareketli bel segmentleri, kalçalar ve diğer eklemler tarafından korunur.

Alt lomber seviyeler füzyona dahil edildikçe hareket kaybı daha fazla hissedilebilir.

Bu nedenle skolyoz cerrahisinde önemli hedeflerden biri yalnızca “Omurgayı ne kadar düzeltebiliriz?” değil, aynı zamanda “Bu düzeltmeyi sağlarken ne kadar hareketli omurga bırakabiliriz?” sorusudur.


Yazar Hakkında


Bu içerik Doç. Dr. Kadir Abul tarafından hazırlanmıştır.


Doç. Dr. Kadir Abul; Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı, omurga deformite cerrahisi alanında çalışan bir omurga cerrahıdır. Klinik pratiğinde özellikle çocuk ve erişkin skolyozu, kifoz, konjenital skolyoz, nöromüsküler skolyoz, omurga deformiteleri ve kompleks omurga rekonstrüksiyonları ile ilgilenmektedir.


Doç. Dr. Kadir Abul, Liv Hospital Ulus’ta hastalarını değerlendirmekte; skolyoz ve omurga deformitelerinde tanı, takip, korse tedavisi, cerrahi planlama ve ameliyat sonrası süreçler konusunda hasta odaklı yaklaşım sunmaktadır.


Ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmaları, akademik yayınları ve omurga cerrahisi alanındaki deneyimiyle, hastalara güncel bilimsel bilgiler ışığında güvenilir sağlık içeriği sunmayı amaçlamaktadır.


Akademik Profiller:


Çalıştığı Kurum:Liv Hospital Ulus


Uzmanlık Alanları:Skolyoz, omurga deformiteleri, adölesan idiyopatik skolyoz, konjenital skolyoz, nöromüsküler skolyoz, kifoz, omurga rekonstrüksiyonu ve çocuk-erişkin omurga cerrahisi.


 
 
 

Yorumlar


bottom of page