Skolyoz Ağrı Yapar mı? Hastaların En Çok Merak Ettiği Sorulardan Biri
- Doç Dr Kadir Abul

- 21 Haz
- 3 dakikada okunur
"Skolyozum Var, Sırtım Ağrıyor. Sebebi Bu Mu?"
Skolyoz tanısı alan hastaların ve ailelerin en sık sorduğu sorulardan biri şudur:
"Skolyoz ağrı yapar mı?"
Bu sorunun cevabı sanıldığı kadar basit değildir.
Çünkü skolyozun ağrı ile ilişkisi, hastanın yaşı, eğriliğin derecesi, eğriliğin tipi ve omurganın biyomekaniği gibi birçok faktöre bağlıdır.
Ancak genel olarak söylemek gerekirse:
Özellikle adolesan idiyopatik skolyozda (ergenlik çağında görülen en sık skolyoz tipi) ağrı genellikle beklenen bir bulgu değildir.
Bu nedenle belirgin ağrı tarifleyen bir hastada dikkatli değerlendirme yapılmalıdır.

Çocuklarda ve Ergenlerde Skolyoz Ağrı Yapar mı?
Çoğu çocuk ve ergen skolyoz hastası ilk başvuruda ağrı nedeniyle değil, görüntüdeki değişiklikler nedeniyle fark edilir.
Aileler genellikle şu bulguları fark eder:
Omuz seviyelerinde asimetri
Kürek kemiğinde çıkıntı
Bel çukurlarında eşitsizlik
Gövdenin bir tarafa kayması
Kıyafetlerin eğri durması
Birçok hastada eğrilik ilerlemesine rağmen ağrı olmayabilir.
Bu nedenle ağrının olmaması skolyozun önemsiz olduğu anlamına gelmez.
Ağrılı Skolyozda Nelere Dikkat Edilmelidir?
Eğer özellikle çocuk veya ergen bir hastada;
Gece uyandıran ağrı,
Şiddetli ve sürekli ağrı,
İstirahatle geçmeyen ağrı,
Nörolojik şikayetler,
Hızlı ilerleyen deformite
varsa ek incelemeler gerekebilir.
Bazı durumlarda skolyozun altında farklı nedenler bulunabilir:
Omurilik anomalileri
Syringomyeli
Chiari malformasyonu
Omurga tümörleri
Osteoid osteoma
Enfeksiyonlar
İnflamatuar hastalıklar
Bu nedenle özellikle ağrılı skolyoz vakalarında detaylı değerlendirme önemlidir.
Erişkinlerde Skolyoz Neden Daha Fazla Ağrı Yapar?
Çocukluk çağındaki skolyozdan farklı olarak erişkin skolyozunda ağrı oldukça yaygındır.
Bunun birkaç nedeni vardır:
Kas Yorgunluğu
Omurga dengesi bozuldukça sırt ve bel kasları daha fazla çalışmak zorunda kalır.
Bu durum gün sonunda belirginleşen yorgunluk hissine neden olabilir.
Disk ve Eklem Yıpranması
Yıllar içinde omurganın bazı bölgelerine daha fazla yük binmesi;
Disk dejenerasyonu,
Faset eklem artrozu,
Kanal darlığı
gibi problemlere yol açabilir.
Koronal ve Sagittal Denge Kaybı
Özellikle erişkin deformitesinde hastaların yaşam kalitesini belirleyen en önemli faktörlerden biri omurganın dengeli durabilmesidir.
Öne veya yana doğru eğilen gövde zamanla ciddi ağrı ve yorgunluk oluşturabilir.
Eğrilik Derecesi ile Ağrı Arasında Doğrudan İlişki Var mıdır?
İlginç şekilde cevap çoğu zaman hayırdır.
Bazen:
20 derecelik bir eğrilik belirgin ağrıya neden olabilirken,
70 derecelik bir eğrilik neredeyse hiç ağrı oluşturmayabilir.
Çünkü ağrı yalnızca Cobb açısıyla açıklanabilecek bir durum değildir.
Kas dengesi, omurga rotasyonu, sagittal profil, psikolojik faktörler ve günlük aktivite düzeyi de ağrı üzerinde etkilidir.
Bu nedenle yalnızca eğrilik derecesine bakarak ağrı tahmini yapmak mümkün değildir.
Skolyozun Kendisi mi Ağrı Yapıyor, Başka Bir Problem mi Var?
Bu ayrım oldukça önemlidir.
Skolyozu olan bir kişide ağrının nedeni her zaman skolyoz olmayabilir.
Örneğin:
Kas spazmları
Bel fıtığı
Sakroiliak eklem problemleri
Kalça hastalıkları
Spor yaralanmaları
da benzer şikayetlere yol açabilir.
Bu nedenle ağrı değerlendirmesi bütüncül yapılmalıdır.
Skolyoz Tedavi Edilirse Ağrı Geçer mi?
Bu sorunun cevabı hastaya göre değişir.
Eğer ağrının temel nedeni omurgadaki deformite ve denge bozukluğu ise:
Egzersiz tedavileri,
Fizyoterapi,
Korse tedavisi,
Uygun seçilmiş cerrahi tedavi
ağrıda anlamlı düzelme sağlayabilir.
Ancak tedavinin amacı yalnızca ağrıyı azaltmak değildir.
Skolyoz tedavisinde asıl hedef:
Eğriliğin ilerlemesini önlemek,
Omurga dengesini korumak,
Kozmetik görünümü iyileştirmek,
Uzun dönem yaşam kalitesini artırmaktır.
Sonuç
Skolyoz her zaman ağrı yapan bir hastalık değildir. Özellikle çocukluk ve ergenlik dönemindeki adolesan idiyopatik skolyoz vakalarının önemli bir kısmı ağrısızdır. Buna karşılık erişkin deformitelerinde ağrı daha sık görülür ve yaşam kalitesini etkileyebilir.
Bu nedenle skolyozlu bir hastada yalnızca ağrının varlığına veya yokluğuna bakarak karar vermek doğru değildir. En doğru yaklaşım; deformitenin derecesini, ilerleme riskini, omurga dengesini ve hastanın genel klinik durumunu birlikte değerlendirmektir.
Yazar Hakkında
Bu içerik Doç. Dr. Kadir Abul tarafından hazırlanmıştır.
Doç. Dr. Kadir Abul; Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı, omurga deformite cerrahisi alanında çalışan bir omurga cerrahıdır. Klinik pratiğinde özellikle çocuk ve erişkin skolyozu, kifoz, konjenital skolyoz, nöromüsküler skolyoz, omurga deformiteleri ve kompleks omurga rekonstrüksiyonları ile ilgilenmektedir.
Doç. Dr. Kadir Abul, Liv Hospital Ulus’ta hastalarını değerlendirmekte; skolyoz ve omurga deformitelerinde tanı, takip, korse tedavisi, cerrahi planlama ve ameliyat sonrası süreçler konusunda hasta odaklı yaklaşım sunmaktadır.
Ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmaları, akademik yayınları ve omurga cerrahisi alanındaki deneyimiyle, hastalara güncel bilimsel bilgiler ışığında güvenilir sağlık içeriği sunmayı amaçlamaktadır.
Akademik Profiller:
Google Scholar: https://scholar.google.com/citations?user=bRaLHbUAAAAJ&hl=tr
ResearchGate: https://www.researchgate.net/profile/Kadir-Abul?ev=hdr_xprf
ResearcherID: AAR-9721-2020
Scopus Author ID: 56205403000
Çalıştığı Kurum:Liv Hospital Ulus
Uzmanlık Alanları:Skolyoz, omurga deformiteleri, adölesan idiyopatik skolyoz, konjenital skolyoz, nöromüsküler skolyoz, kifoz, omurga rekonstrüksiyonu ve çocuk-erişkin omurga cerrahisi.





Yorumlar