top of page

VBT Sonrası Kordon Kopması: Belirtileri, Riskleri ve Tedavisi

Yazarın fotoğrafı: Doç Dr Kadir Abul
Doç Dr Kadir Abul
5 gün önce
9 dakikada okunur

Vertebral Body Tethering (VBT), büyümesi devam eden seçilmiş skolyoz hastalarında omurgayı dondurmadan düzeltme sağlamayı amaçlayan bir yöntemdir. Omur gövdelerine yerleştirilen vidalar, omurların dışbükey tarafında uzanan esnek bir kordonla birbirine bağlanır. Bu kordon hem ameliyat sırasında elde edilen düzeltmenin korunmasına hem de büyümenin yönlendirilmesine katkıda bulunur.

Kordon omurganın hareketlerine ve büyümesine eşlik ettiği için zaman içinde tekrarlayan mekanik yük taşır. Bu nedenle kordon kopması veya tether breakage, VBT sonrasında görülebilen ve uzun süreli kontrollerde özellikle araştırılan bir durumdur.

Buradaki en önemli nokta şudur: Kordonun koptuğunun düşünülmesi, düzeltmenin mutlaka kaybolduğu veya hastanın yeniden ameliyat olması gerektiği anlamına gelmez. Bazı kopmalar yalnız kontrol grafilerinde fark edilir ve klinik sonucu belirgin biçimde etkilemez. Bazılarında ise eğrilik yeniden ilerleyebilir ve ek tedavi gerekebilir.

VBT'nin temel çalışma mekanizması ve hasta seçim ölçütleri için İpli Skolyoz Ameliyatı (VBT) Nedir? Kimler İçin Uygundur? yazısını okuyabilirsiniz.


Kısa Cevap: VBT Kordonu Koparsa Ne Olur?

Kordon koptuğunda ortaya çıkabilecek sonuçlar hastadan hastaya değişir:

  • Eğrilik ve gövde dengesi korunabilir; yalnız düzenli takip yeterli olabilir.

  • Kırılan seviyede küçük bir açı değişikliği oluşabilir ancak klinik olarak önemli ilerleme görülmeyebilir.

  • Büyümesi devam eden hastada eğrilik zamanla yeniden artabilir.

  • Birden fazla seviyede kopma veya belirgin düzeltme kaybı gelişebilir.

  • Seçilmiş hastalarda kordonun yenilenmesi, gevşetilmesi, kısmi düzeltme ya da posterior spinal füzyon gerekebilir.

Kararı belirleyen yalnız kordonun bütünlüğü değildir. Hastanın kalan büyümesi, kopmanın yeri ve zamanı, Cobb açısındaki değişim, omuz ve gövde dengesi, ağrı, implantların durumu ve eğriliğin yeniden ilerleyip ilerlemediği birlikte değerlendirilir.


VBT kordon kopması
VBT kordon kopması

Kordon Kopması Ne Kadar Sık Görülür?

Bilimsel çalışmalarda bildirilen oranlar geniş bir aralıkta değişir. Bunun birkaç nedeni vardır:

  • Takip sürelerinin farklı olması

  • Torakal ve bel bölgesi eğriliklerinin birlikte veya ayrı incelenmesi

  • Tek ya da çift kordon kullanılan tekniklerin farklı olması

  • Kopmanın röntgen bulgusuyla tahmin edilmesi veya ameliyatta doğrudan görülmesi

  • Bir seviyedeki kopmanın mı, hastadaki herhangi bir kopmanın mı sayılması

2023 tarihli bir sistematik derleme ve meta-analizde VBT sonrası kordon kopması oranı yaklaşık %21,9 olarak bildirildi. 2024 tarihli geniş bir derlemede ise ortalama 32 aylık takipte incelenen 566 hastanın %20,8'inde şüpheli veya doğrulanmış kordon kopması bulundu.

Daha uzun takipli veya özellikle bel bölgesi kordonlarını inceleyen serilerde oranlar daha yüksek olabilir. Bu, kordon kopmasının zamanla birikebilen bir olay olduğunu ve kısa süreli sonuçların gerçek uzun dönem oranını olduğundan düşük gösterebileceğini düşündürür.

Bu yüzdeler, aynı oranda yeniden ameliyat yapıldığı anlamına gelmez. 2024 derlemesinde kordon kopması nedeniyle yeniden ameliyat oranı %2,4 olarak bildirilmiştir. Beş yıllık bir seride ise hastaların tamamı içinde revizyon gereksinimi %15'ti. Çalışmaların hasta seçimi ve izlem yöntemleri farklı olduğu için bu oranlar kişisel risk tahmini olarak kullanılmamalıdır.



Kordon Koptuğunda Hasta Bunu Hisseder mi?

Çoğu hasta kordonun koptuğu anı fark etmez. Ani bir “kopma sesi” duyulması veya keskin ağrı oluşması şart değildir. Kordon kopması sıklıkla rutin kontrol grafilerinde, hastanın belirgin bir yakınması yokken düşünülür.

Bununla birlikte şu değişiklikler yeniden değerlendirme gerektirir:

  • Gövde veya bel asimetrisinin yeniden belirginleşmesi

  • Omuz yüksekliği farkının artması

  • Bel oyuntusunda veya kaburga çıkıntısında değişiklik

  • Daha önce olmayan veya giderek artan sırt ya da bel ağrısı

  • Duruşta bozulma ya da gövdenin yana kayması

  • Kontrol grafilerinde Cobb açısının artması

Ağrı tek başına kordon kopmasını göstermez. Kas zorlanması, büyüme, aktivite değişikliği ve başka omurga sorunları da ağrı yapabilir. Benzer şekilde, belirti bulunmaması kordonun kesinlikle sağlam olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle VBT sonrası düzenli görüntüleme takibi önemlidir.

Yeni gelişen güç kaybı, uyuşma, yürüme bozukluğu, nefes darlığı veya şiddetli ve sürekli ağrı kordon kopmasına özgü bulgular değildir; ancak beklenmeden tıbbi değerlendirme gerektirir.



Kordon Kopması Röntgende Nasıl Anlaşılır?

Kordonun kendisi standart röntgende vidalar kadar net görülmez. Cerrah, erken ameliyat sonrası grafilerle sonraki ayakta çekilmiş grafileri karşılaştırır. Komşu iki vida başı arasındaki açının zaman içinde artması, kordonun o seviyede gevşediğini veya koptuğunu düşündürebilir.

Araştırmalarda sık kullanılan ölçüt, iki komşu vida arasındaki açıda 5 dereceden fazla değişiklik görülmesidir. FDA kullanım talimatı da ardışık vidalar arasında yeni veya artan açılanmanın kordon kopmasına işaret edebileceğini belirtir.

Ancak bu yöntem kusursuz değildir. 2022 tarihli bir çalışmada, ameliyatta doğrulanan kopmaların yalnız %56'sı ameliyat öncesi grafilerde 5 derece kuralıyla saptanabildi. Ayrıca röntgende kopmuş görünen bir segmentin ameliyatta sağlam olduğu da bildirildi. Bu nedenle “radyografik olarak şüpheli kopma” ile “ameliyatta doğrulanmış kopma” aynı şey değildir.

Tanı değerlendirmesinde şunlar birlikte incelenir:

  • Vida başları arasındaki açısal değişim

  • Ana ve ikincil Cobb açılarının seyri

  • Kopmanın eğriliğin tepe noktasına göre yeri

  • Omuz, pelvis ve gövde dengesi

  • Vida gevşemesi veya yer değiştirmesi bulguları

  • Hastanın yakınmaları ve kalan büyüme potansiyeli

İleri görüntüleme her hastada rutin olarak gerekmez. Ek görüntüleme kararı, elde edilecek bilginin tedavi planını değiştirip değiştirmeyeceğine göre verilir.



Kordon En Sık Ne Zaman ve Nerede Kopar?

Kopmanın zamanı ve yeri, eğriliğin bölgesine göre farklılık gösterebilir. Beş yıllık takipli bir çalışmada torakal kordon kopmalarının çoğu ameliyattan iki ile beş yıl sonra ve eğriliğin tepe noktasının altında görüldü. Bel bölgesi kordonlarında ise kopmalar daha sık ve daha erken ortaya çıktı; olguların önemli bölümü ilk iki yıl içinde saptandı.

2025 tarihli, revizyon ameliyatında çıkarılan kordonların doğrudan incelendiği küçük bir seride kopmaların çoğunun disk aralığına komşu kordon bölümünde olduğu; alt enstrümante omura komşu seviyenin sık etkilendiği bildirildi.

Bu sonuçlar her hastada kopmanın aynı yerde gelişeceği anlamına gelmez. Kordon üzerindeki yük; eğriliğin büyüklüğü, bölgesi, esnekliği, yapılan düzeltme ve hastanın büyüme süreciyle değişir.


Kordon Neden Kopabilir?

VBT kordonu, omurganın hareketini koruyan dinamik bir sistemin parçasıdır. Yıllar boyunca milyonlarca hareket döngüsüne ve büyümeyle değişen kuvvetlere maruz kalabilir. Kopma çoğu zaman tek bir hareketin veya hastanın yaptığı belirli bir aktivitenin doğrudan sonucu olarak açıklanamaz.

Çalışmalarda kordon kopmasıyla ilişkilendirilen başlıca etkenler şunlardır:

1. Büyük ve rijit eğrilik

Ameliyat öncesi Cobb açısının daha yüksek olması ve yana eğilme grafilerinde eğriliğin yeterince açılmaması, kordonun daha fazla mekanik yük taşımasına yol açabilir. 2022 tarihli 105 hastalık çalışmada büyük eğrilik ve düşük esneklik erken kopma için başlıca risk faktörleri arasındaydı.

2. Ameliyat sonrası yüksek artık eğrilik

İlk ayakta grafide belirgin eğrilik kalması veya sınırlı düzeltme sağlanması kordon üzerindeki yükün devam etmesine neden olabilir. Aynı çalışmada yüksek artık Cobb açısı ve düşük düzeltme oranı kopmayla ilişkiliydi.

3. Bel ve torakolomber bölge

Birçok seride bel ve torakolomber kordonlarda torakal kordonlara göre daha yüksek kopma oranları bildirilmiştir. Bu bölgenin daha hareketli olması ve farklı yük taşıması olası açıklamalar arasındadır.

4. Devam eden büyüme ve düzeltme kuvvetleri

VBT'nin amacı büyümeyi yönlendirmektir. Büyüme boyunca omurların şekli ve birbirine göre konumu değiştikçe kordon üzerindeki gerilim de değişebilir. Kemik olgunluğunun etkisi bütün çalışmalarda aynı bulunmamıştır; bu nedenle yalnız Sanders veya Risser evresine bakarak kopma riski hesaplanamaz.

5. Kordon–vida birleşimindeki mekanik aşınma

Laboratuvar çalışmalarında kordonun kilitleme parçası ve vida çevresinde hasar görebileceği gösterilmiştir. Klinik serilerde ise kopmaların önemli bölümü disk aralığına yakın kordon segmentlerinde görülmüştür. Gerçek mekanizma hastaya ve kullanılan sisteme göre değişebilir.


Spor veya Günlük Hareketler Kordonu Koparır mı?

Kordon kopmasını tek başına koşma, yüzme, okul çantası taşıma veya belirli bir spor hareketine bağlayan güvenilir bir kural yoktur. Kopma çoğunlukla uzun süreli mekanik yük, eğriliğin özellikleri ve büyümenin birlikte etkilediği çok etkenli bir süreçtir.

Yine de ameliyatın erken döneminde dokular iyileşirken cerrahın aktivite sınırlamalarına uyulmalıdır. FDA kullanım talimatı, düşme ve ani darbelerden kaçınmayı ve ameliyat sonrası talimatlara uyulmasını özellikle vurgular. Spora dönüş zamanı; ameliyattan geçen süre, grafiler, ağrı, kas gücü ve cerrahın değerlendirmesine göre kişiselleştirilir.

Kordon kopması saptanan bir hastada aktivite kararı da otomatik değildir. Eğrilik stabil ve hasta yakınmasızsa kontrollü aktiviteye devam edilebilir; ilerleme veya implant sorunu varsa geçici kısıtlama gerekebilir.


Her Kordon Kopması Yeniden Ameliyat Gerektirir mi?

Hayır. Kordon kopması bir görüntüleme bulgusudur; ameliyat kararı ise bu bulgunun omurga üzerindeki sonucuna göre verilir.

Yalnız takip düşünülebilecek durumlar

  • Cobb açısının ve gövde dengesinin stabil olması

  • Hastanın belirgin ağrı veya işlev kaybının bulunmaması

  • Vidaların güvenli konumda kalması

  • Büyümenin büyük ölçüde tamamlanmış olması

  • Küçük açı değişiminin zaman içinde ilerlememesi

Bu grupta belirli aralıklarla ayakta tüm omurga grafileri ve klinik muayene yapılabilir.

Yeniden müdahalenin değerlendirilebileceği durumlar

  • Eğriliğin seri grafilerde belirgin biçimde yeniden ilerlemesi

  • Omuz veya gövde dengesinin bozulması

  • Kalan büyüme nedeniyle ilerleme riskinin yüksek olması

  • Vida gevşemesi, yer değiştirmesi veya sinir dokusuna yakınlık gibi implant sorunu

  • Kalıcı ve açıklanamayan ağrı

  • Hastanın kabul edilebilir düzeltme sınırının dışına çıkması

Seçenekler hastaya göre değişir. Kordon yenilenebilir, belirli segmentler revize edilebilir, aşırı düzeltme varsa kordon gevşetilebilir veya çıkarılabilir. Eğrilik ileri ve rijit hale gelmişse posterior spinal füzyon daha güvenilir bir seçenek olabilir.

VBT ile füzyonun hareket, düzeltme ve yeniden ameliyat açısından farklarını VBT mi, Füzyon mu? yazısında karşılaştırdık.


Kordon Kopması VBT'nin Başarısız Olduğu Anlamına mı Gelir?

Her zaman değil. Kordon, büyümenin kritik döneminde yeterince uzun süre işlev görmüş ve eğriliği kabul edilebilir sınırda tutmuş olabilir. Daha sonra oluşan bir kopmaya rağmen iskelet olgunluğuna ulaşmış hastada düzeltme korunabilir.

İki yıllık bir seride ana eğrilikte kordon kopması olan hastalarda ortalama düzeltme oranı daha düşük bulunmuş olsa da farkın her hastada klinik olarak önemli olmadığı bildirildi. 2024 derlemesinde de bazı çalışmalarda kopma olan ve olmayan gruplar arasında klinik başarı açısından belirgin fark bulunmadığı aktarıldı.

Buna karşılık kopma büyümenin erken döneminde gerçekleşir, birden fazla seviyeyi etkiler veya eğrilik yeniden ilerlerse VBT'nin hedeflediği sonucu tehlikeye sokabilir. Bu nedenle başarı “kordon sağlam mı?” sorusuyla değil; iskelet olgunluğunda eğriliğin derecesi, gövde dengesi, işlev ve ek ameliyat gereksinimiyle birlikte değerlendirilir.


Kordon Kopması Önlenebilir mi?

Riski tamamen ortadan kaldıran bir yöntem yoktur. Riskin azaltılmasında şu noktalar önem taşır:

  • Doğru hasta ve doğru zamanlama seçimi

  • Eğriliğin esnekliğinin ameliyat öncesi değerlendirilmesi

  • Güvenli vida yerleşimi ve uygun seviye seçimi

  • Kordonun kontrollü gerilmesi

  • Ameliyat sonrası önerilere uyulması

  • Düzenli klinik ve radyolojik takip

Çift kordon kullanımının kopmayı azaltabileceği düşünülmektedir; ancak araştırma sonuçları aynı değildir. Bazı çalışmalarda avantaj görülürken bazılarında tek ve çift kordon arasında anlamlı fark bulunmamıştır. 2025 tarihli iki sıralı VBT serisinde daha düşük kopma oranı bildirilmiş olsa da çalışma geriye dönük ve tek merkezlidir. Bu nedenle çift kordonun bütün hastalarda kopmayı önlediği söylenemez.

VBT için uygun olmayan hasta ve eğrilik özelliklerini İpli Skolyoz Ameliyatı Kimlere Yapılmaz? yazısında ayrıntılı olarak ele aldık.



VBT Sonrası Kontroller Neden Uzun Süre Devam Etmelidir?

Kordon kopması ilk yılda görülebileceği gibi birkaç yıl sonra da ortaya çıkabilir. Özellikle torakal kordonlarda bazı kopmaların iki ile beş yıl arasında saptanması, büyüme tamamlanana kadar ve sonrasında planlı izlemin değerini gösterir.

Kontrol sıklığı her hastada aynı değildir. Genellikle ameliyat sonrası erken dönem kontrollerinden sonra büyüme hızı, Cobb açısı ve implant bulgularına göre aralıklar düzenlenir. Grafiler mümkün olduğunca önceki görüntülerle aynı pozisyonda ve ayakta karşılaştırılır.

Hastanın iyi hissetmesi takibi bırakmak için yeterli değildir. Kordonla ilişkili bazı değişiklikler belirti vermeden başlayabilir; erken fark edildiğinde gözlem ve müdahale seçenekleri daha kontrollü planlanabilir.



Sık Sorulan Sorular

Kordon koparsa vidalar da çıkar mı?

Kordon kopması vidaların otomatik olarak gevşediği veya yerinden çıktığı anlamına gelmez. Vida konumu ve kemikle ilişkisi grafilerde ayrıca değerlendirilir. Vida yer değiştirmesi nadirdir ancak tedavi kararını değiştirebilir.

Kopan kordon vücuda zarar verir mi?

Kordon çoğunlukla bulunduğu bölgede kalır. Klinik önem, kırık parçanın varlığından çok düzeltmenin korunup korunmaması ve implantların güvenli konumda olup olmamasıdır. Yeni ağrı veya nörolojik yakınma varsa değerlendirme geciktirilmemelidir.

Kordon kopması MR çekilmesine engel midir?

MR gerekliliği, kullanılan implant sistemi ve görüntülenecek bölgeye göre değerlendirilir. Kopma şüphesi tek başına hastanın kendi başına görüntüleme yöntemi seçmesini gerektirmez. Cerrahi ekip implant bilgileriyle birlikte uygun yöntemi belirler.

Bir seviyedeki kopma bütün kordonun çalışmadığı anlamına gelir mi?

Hayır. Bir segmentte kopma saptansa bile diğer seviyelerdeki kordon bölümleri yük taşımaya devam edebilir. Ancak omurga bir bütün olarak değerlendirildiği için seri Cobb ölçümleri ve segmentler arası açı değişimleri birlikte incelenir.

Kordon yenilenirse yeniden kopabilir mi?

Yenilenen kordon da büyüme ve mekanik yüklere maruz kalır. Yeniden kopma riski sıfır değildir. Revizyon kararı verilirken yeni bir kordonun sağlayacağı yarar, hastanın kalan büyümesi ve füzyon seçeneğiyle karşılaştırılır.

Kordon kopmuşsa spor tamamen bırakılmalı mıdır?

Her hasta için kalıcı spor yasağı gerekmez. Aktivite; ağrı, eğriliğin stabilitesi, vida durumu ve planlanan tedaviye göre düzenlenir. Cerrah değerlendirmesine kadar yüksek darbeli veya yakınmayı artıran aktiviteler geçici olarak sınırlandırılabilir.



Sonuç

VBT sonrası kordon kopması, yöntemin bilinen mekanik sorunlarından biridir. Bilimsel serilerde oranlar takip süresi, eğriliğin bölgesi ve kullanılan tanıma göre değişir. Kordon kopması çoğu zaman belirti vermeden kontrol grafilerinde düşünülür; röntgende komşu vidalar arasındaki açılanmanın artması önemli bir işarettir.

Her kopma düzeltme kaybına veya yeniden ameliyata yol açmaz. Eğrilik stabil kalmışsa ve hasta yakınmasızsa düzenli takip yeterli olabilir. Eğriliğin ilerlemesi, gövde dengesinin bozulması, implant sorunu veya kalıcı ağrı varsa kordon revizyonu ya da füzyon gibi seçenekler değerlendirilir.

En güvenli yaklaşım, tek bir röntgen bulgusuna göre karar vermek yerine görüntüleri zaman içinde karşılaştırmak ve hastanın kalan büyümesiyle klinik durumunu birlikte incelemektir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Muayene ve hastaya özgü görüntüleme değerlendirmesinin yerini tutmaz.



Bilimsel Kaynaklar

  1. U.S. Food and Drug Administration. The Tether™ – Vertebral Body Tethering System, Instructions for Use. https://www.accessdata.fda.gov/cdrh_docs/pdf19/H190005D.pdf

  2. Alasadi H, Rajjoub R, Alasadi Y, Wilczek A, Lonner BS. Vertebral body tethering for adolescent idiopathic scoliosis: a review. Spine Deform. 2024;12:561–575. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38285164/

  3. Roser M, et al. Vertebral body tethering for idiopathic scoliosis: a systematic review and meta-analysis. 2023. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/37432604/

  4. Baroncini A, Trobisch P, Eschweiler J, Migliorini F. Analysis of the risk factors for early tether breakage following vertebral body tethering in adolescent idiopathic scoliosis. Eur Spine J. 2022;31:2348–2354. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/35507127/

  5. Trobisch P, Baroncini A, Berrer A, Da Paz S. Difference between radiographically suspected and intraoperatively confirmed tether breakages after vertebral body tethering for idiopathic scoliosis. Eur Spine J. 2022;31:1045–1050. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34999968/

  6. Shankar DS, et al. Anterior vertebral body tethering for idiopathic scoliosis: how well does the tether hold up? 2022. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/35258844/

  7. What Happens After a Vertebral Body Tether Break? Incidence, Location, and Progression With Five-year Follow-up. 2023. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/37018440/

  8. Trobisch PD, Baroncini A. Preliminary outcomes after vertebral body tethering for lumbar curves and subanalysis of a 1- versus 2-tether construct. Eur Spine J. 2021;30:3570–3576. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34591175/

  9. Where does the tether break in vertebral body tethering cases? Clinical insights from revision cases after tether breakage. 2025. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39871083/

  10. Analysis of the risk factors for tether breakage after two-row vertebral body tethering in adolescent idiopathic scoliosis. 2025. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40658347/


Yazar Hakkında

Bu içerik Doç. Dr. Kadir Abul tarafından hazırlanmıştır.

Doç. Dr. Kadir Abul; Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı, omurga deformite cerrahisi alanında çalışan bir omurga cerrahıdır. Klinik pratiğinde özellikle çocuk ve erişkin skolyozu, kifoz, konjenital skolyoz, nöromüsküler skolyoz, omurga deformiteleri ve kompleks omurga rekonstrüksiyonları ile ilgilenmektedir.

Doç. Dr. Kadir Abul, Liv Hospital Ulus'ta hastalarını değerlendirmekte; skolyoz ve omurga deformitelerinde tanı, takip, korse tedavisi, cerrahi planlama ve ameliyat sonrası süreçler konusunda hasta odaklı yaklaşım sunmaktadır.

Ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmaları, akademik yayınları ve omurga cerrahisi alanındaki deneyimiyle, hastalara güncel bilimsel bilgiler ışığında güvenilir sağlık içeriği sunmayı amaçlamaktadır.


Akademik Profiller:

Çalıştığı Kurum: Liv Hospital Ulus


Uzmanlık Alanları: Skolyoz, omurga deformiteleri, adölesan idiyopatik skolyoz, konjenital skolyoz, nöromüsküler skolyoz, kifoz, omurga rekonstrüksiyonu, travmatik kırıklar ve çocuk-erişkin omurga cerrahisi.

Yorumlar


bottom of page